24 Mart 2025 Pazartesi

Ahmet Ortatepe’nin Liderliğinde Türk Dünyası Bir Araya Geldi-Yılmaz Parlar

   DUTTİP, Ramazan’ın Manevi İkliminde Birlik ve Beraberliği Pekiştirdi

Ahmet Ortatepe’nin Liderliğinde Türk Dünyası Bir Araya Geldi

Türk Ticaret ve Kültür Derneği’nden Anlamlı OrganizasyonKızılelma Yolunda, 500 Davetli ile İftar Sofrasında Buluştu.



DUTTİP Dünya Ticaret ve Kültür Derneği, Ramazan-ı Şerif’in rahmet ve mağfiret ikliminde birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek amacıyla İstanbul İBB 1453 Çırpıcı Sosyal Tesislerde 22 Mart 2025 Cumartesi günü geniş katılımlı bir iftar programı düzenledi.

Dünya Türk Ticaret Platformu Başkanı ve DUTTİP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahmet Ortatepe’nin öncülüğünde gerçekleşen organizasyona, gönül coğrafyasının büyükelçileri, başkonsolosları, siyasi ve iş dünyasının önde gelen isimleri, 30’un üzerinde sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve toplamda 500 davetli katıldı.



Kızılelma İdeali ile Bir Araya Gelen Türk Dünyası


Büyük medeniyetimizin taşıyıcı gücü olan Kızılelma idealinden ilham alarak kurulan bu iftar sofrasında, dostluk ve kardeşlik bağları güçlendirilirken, kültürel, siyasi ve ekonomik alanlarda ortak hedefler belirlendi.

Ahmet Ortatepe, yaptığı konuşmada, “Bu mübarek ayın feyzini hep birlikte paylaşırken, aynı zamanda Türk Dünyası’nın geleceği için adımlar atıyoruz. Gönül soframızda, manevi atmosferin huzurunu yaşarken, kardeşlik bilinciyle el ele vererek, daha güçlü bir gelecek inşa etme kararlılığımızı pekiştiriyoruz” dedi.



Türk Dünyası’nın Önde Gelen İsimleri Bir Arada


İftar programına katılan isimler arasında AKP Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Halil Korkmaz, İstanbul Valiliği İdare ve Denetim Müdürü Osman Avcı, MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı İsmail Aksöz, Özbekistan İstanbul Başkonsolosu Şerzod Abdunazarov, KKTC İstanbul Konsolosu Ülkü Alemdar, eski MHP Milletvekilleri İhsan Barutçu ve Ahmet Çakar gibi siyasi ve diplomatik isimler yer aldı. Ayrıca, Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, Umay Ana Derneği Başkanı, Süleyman Ecevit Şanlı, Türk Amerikan İş Adamları Derneği Başkanı, ve Fatih Yılmaz, Perpa Kat Malikleri İşadamları Derneği Başkanı gibi iş dünyasının önemli temsilcileri de programa katılarak, Türk Dünyası’nın ekonomik ve kültürel iş birliğine destek 
verdi.



Ahmet Ortatepe’nin Liderliğinde Türk Ticaretinin Yükselişi


DUTTİP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ahmet Ortatepe, 2021 yılından bu yana yürüttüğü çalışmalarla Türk Dünyası’nın ekonomik ve ticari alanda güçlenmesine büyük katkı sağlıyor.

Ortatepe’nin liderliğinde, yurt içi ve yurt dışı iş insanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirilirken, milli savunma sanayimizin gelişimine yönelik sektör bazlı eğitim çalışmaları yapıldı. Ayrıca, Türk iş insanlarının bilinçlendirilmesi, Ar-Ge ve katma değerli ürünlerle küresel pazarlarda rekabet gücü yüksek markaların oluşturulmasına destek verildi.





Türk Yüzyılı’na Doğru Adımlar


Ahmet Ortatepe, iftar programında yaptığı konuşmada, “Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizin her alanda hak ettiği noktaya erişmesi için çalışmalar yapmak, ülkemize ve milletimize olan borcumuzdur.

Kurulmaya çalışılan yeni dünya düzeninde, ülkemizin hak ettiği konumda olması için ekonomik ve ticari çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” dedi. Ortatepe, Türk Dünyası’ndan küresel markaların oluşmasına yönelik çalışmaların önümüzdeki dönemde daha da hız kazanacağını belirtti.






DUTTİP Dünya Ticaret ve Kültür Derneği’nin düzenlediği bu anlamlı iftar programı, Türk Dünyası’nın birlik ve beraberliğini pekiştirirken, Ahmet Ortatepe’nin liderliğinde ekonomik ve kültürel iş birliğinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Türk Yüzyılı’na doğru emin adımlarla ilerleyen Türkiye, DUTTİP’in çalışmalarıyla küresel arenada daha da güçleniyor.




Ahmet Ortatepe’nin vizyoner liderliği ve DUTTİP’in Türk Dünyası’na yönelik çalışmaları, katılımcılar tarafından büyük takdir topladı.

Programda bir araya gelen isimler, Ortatepe’nin Türk ticaretini küresel arenada daha da ileriye taşıma hedefini desteklediklerini belirterek, bu tür organizasyonların devam etmesi temennisinde bulundu.

yilmazparlar@yahoo.com



17 Aralık 2024 Salı

Zafer Partisi'nden Tarihi Ekonomi Programı-Yılmaz Parlar

  Zafer Partisi'nden Tarihi Ekonomi Programı

Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi Tanıtıldı

Zafer Partisi Ekonomi ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bartu Soral öncülüğünde hazırlanan “Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi” programı, 17 Aralık 2024 Salı günü Barcelo İstanbul Hotel’de düzenlenen görkemli bir toplantı ile tanıtıldı. Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizinden çıkış yolu olarak sunulan bu program, somut adımları ve planlı kalkınma vizyonuyla dikkat çekti.



Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile Başlayan Tarihi Toplantı

Fenomen bir yaklaşımla toplantı, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Bu anlamlı başlangıç, katılımcılardan büyük takdir topladı.

Sunuculuğu Elvan Ersoy’un üssetlendiği toplantıda Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Hazırlanan ekonomik program, ülkemizin geleceğine ışık tutacak somut adımlar içermektedir. Şimdi, Türkiye’yi hak ettiği ekonomik gücüne kavuşturacak vizyonu ve kararlılığıyla Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ'ı alkışlarınızla kürsüye davet ediyorum.”



Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Milli Ekonomi ile Krizden Çıkışı Sağlayacağız”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, toplantıda yaptığı etkili konuşmasında şunları belirtti;

"Dünya, 1970’lerin sonunda küreselleşme sürecine girdi. Ancak 2008 finansal krizinden sonra milli devletlerin ve pazarların önemli bir rol oynamaya başladığını gördük. Korona krizinde bu süreç daha da hızlandı ve milli devletler ekonomide kaybettikleri yetkileri geri kazandılar”.



Prof. Dr. Ümit Özdağ, küreselleşmenin beklenmedik etkilerini de değerlendirdi ve şunları ekledi;

"Neoliberal politikalar, Türkiye’yi ve dünyadaki birçok ülkeyi çıkmaza sürükledi. Bugün hala hem iktidar hem muhalefet partilerinin ekonomi programları bu çerçeveye dayanmaktadır. Zafer Partisi olarak bizler, bu çıkmazdan çıkış yolu sunuyoruz. Sayın Bartu Soral ve ekonomi heyetimizin hazırladığı bu program, Türkiye’nin 21. yüzyılın başarılı ekonomilerinden biri olması için gerekli parametreleri ortaya koyuyor.”

Prof. Dr. Özdağ, Zafer Partisi’nin gelecekte ekonominin yanı sıra sığınmacı sorununa, uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadele programlarına ve sağlık sistemine yönelik stratejilerini de ardı ardına açıklayacaklarını vurguladı.



Bartu Soral, “Planlı Kalkınma ile Ekonomik Bağımsızlığın Yolunu Çizeceğiz”

Ekonomi ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bartu Soral, 45 dakikalık detaylı sunumunda Zafer Ekonomisi’nin özüne dair önemli bilgiler paylaştı. Soral, Türkiye’nin mevcut ekonomik çıkmazdan çıkıp kalkınma yoluna girmesi için önerilen politikaları şu başlıklar altında anlattı:

Küreselleşmenin Değerlendirilmesi: Diğer ülkelerin küreselleşme sürecinde izledikleri başarılı stratejilerin analiz edilmesi.

Milli Ekonomi Vizyonu, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak planlı kalkınma adımları.

Sanayi ve Tarımda Yerli Üretim, İthalata dayalı ekonomik modelin yerine, yerli üretime dayalı, sürdürülebilir bir sanayi ve tarım modeli.

Adil Gelir Dağılımı, Toplumsal refahı artıracak ekonomik politikalar.

Zafer Ekonomisi, Türkiye’nin Aydınlık Geleceği



Bartu Soral, Küreselleşmenin 40 Yılı ve Türkiye’nin Ekonomik Yolu

Bartu Soral, son 40 yılda küreselleşme ile dünyaya hakim olan sektörleri, uygulanan politikaların başarı ve başarısızlıklarını ele aldı. Küresel ekonomide petrol, doğalgaz gibi geleneksel sektörlerin yerini bilgi teknolojileri, yazılım altyapısı, yarı iletkenler ve kimya endüstrisi aldı. Sektörler, dünya çapında 15 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşırken, teknoloji devlerinin piyasa değerleri rekor seviyelere yükseldi.

Özellikle ARGE yatırımları bu başarının anahtarı oldu. Teknoloji şirketleri yıllık gelirlerinin %20-23'ünü ARGE'ye ayırarak yenilikçi büyümeyi sürdürdü. Türkiye’de ise 2023 yılı toplam ARGE harcaması, küresel devlerin tek bir şirketinin harcamasının dahi altında kaldı.



Bartu Soral, yüksek teknoloji ihracatında dünya sıralamasında Türkiye’nin geride kaldığını vurguladı. İlk sırada Çin yer alırken, Almanya ve ABD takip etti. Türkiye, toplam ihracatında yüksek teknoloji ürünlerinin payını %2’de tutarak 35. sırada yer aldı. Son 23 yılda Türkiye’nin 1,8 trilyon dolarlık dış ticaret açığı verdiğini belirten Soral, bunun ülkenin dış borçlanma ihtiyacını artırdığına dikkat çekti.

Soral, küresel ekonomik dönüşümün sunduğu fırsatları değerlendirmek için Türkiye’nin bilgi teknolojileri ve yüksek teknoloji alanında stratejik hamleler yapması gerektiğini belirtti. Bu hamlelerin, sürdürülebilir büyüme ve dış ticaret dengesini sağlamak adına kritik olduğunu vurguladı.



Enerji Bağımlılığı ve Küresel Teknoloji Rekabetinde Türkiye’nin Yeri

Bartu Soral, Türkiye'nin enerji bağımlılığı ve küresel rekabetteki konumunu ele alarak, ülkenin kalkınma hedefleri için stratejik hamleler yapması gerektiğini vurguladı.

Soral, Türkiye'nin petrol, doğal gaz ve ithal kömüre dayalı enerji politikalarının sürdürülemez olduğunu belirtti. Güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara dikkat çekerek, Türkiye'nin ucuz ve yerli enerji üretimi ile sanayileşmeyi başarmak zorunda olduğunun altını çizdi.



Öne Çıkan Veriler;

Güneş Enerjisi, Dünyada yıllık büyüme oranı %42'ye ulaştı. Kurulu güç açısından Çin açık ara liderken, Türkiye'nin güneş enerjisinden elektrik üretimi sadece 13.000 MW ile geride kalmış durumda.

Rüzgar Enerjisi, Pek çok ülke yenilenebilir enerjiyi sanayinin temel enerji kaynağı haline getirirken, Türkiye bu alanda da atılım yapmakta geç kalıyor.

Kritik Noktalar;

Yüksek Teknoloji Üretimi, Dünyanın en büyük sektörleri olan yarı iletkenler, mikroçipler ve bilgi teknolojilerinde küresel hakimiyet için nadir toprak elementleri kritik öneme sahip. Çin, bu alanda dünya üretiminin büyük kısmını elinde bulunduruyor.



Kimya Sanayi ve Petrokimya, Türkiye yılda 30 milyar dolar harcayarak petrokimya ürünlerini ithal ediyor. Soral, Türkiye'nin ağır sanayi kapsamında entegre bir petrokimya tesisi kurarak bu bağımlılığı azaltması gerektiğini belirtti.

Sanayi Gelişimi, Çin'in çelik üretimindeki payı 1967'de %2.8 iken, 2023'te %54'e yükseldi. Buna karşılık Batı ülkelerinin payı %17'ye geriledi. Türkiye'nin çelik ve ağır sanayide atılım yapması, kalkınma için elzem.

Bartu Soral, Türkiye’nin ekonomik ve sanayi gelişimine dair önemli tespitlerde bulundu:



Enerji Krizi ve Üretim Maliyetleri
Ukrayna savaşı nedeniyle ABD’den pahalı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatı, Almanya dahil birçok ülkede üretim maliyetlerini artırdı. Bu durum Türkiye gibi ülkeler için üretim rekabetini zorlaştırıyor. Soral, Türkiye’nin ağır sanayide ilerlemesi için kamu-özel sektör ortaklığına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Teknolojik Kalkınmanın Önemi
Soral, Türkiye’nin sanayi ve teknolojide geri kalmaması için planlı bir kalkınma modeline geçilmesi gerektiğini ifade etti. Atatürk’ün 1930-38 arasında 44 fabrika kurarak ekonomik bağımsızlığı sağladığını hatırlatan Soral, bugün de benzer bir devlet müdahalesinin şart olduğunu söyledi. Almanya’nın tersane şirketini kamulaştırma kararı örnek gösterildi.



Eğitimdeki Geri Kalma ve Bilimsel Üretim Eksikliği

Dünya sıralamasında en iyi 100 üniversite arasında Türkiye’den hiçbir üniversitenin yer almadığını, bunun kalkınma için ciddi bir engel olduğunu belirtti.

Uluslararası öğrenci başarı sınavlarında Türkiye’nin matematik ve temel bilimlerde 36. sırada olduğunu vurguladı. İmam hatip okullarının yaygınlaşmasının bilimsel gelişimi desteklemediğini söyledi.

Son 20 yılda yüksek etkili bilimsel makale üretiminde Türkiye’nin geri sıralarda kaldığına dikkat çekti.



Küresel Rekabet ve Eğitim-Şirket Bağlantısı
Dünya’nın en güçlü 500 şirketinin büyük çoğunluğunun ABD, Almanya ve Fransa gibi ülkelerden çıktığını ifade eden Soral, eğitimde ve teknolojide gelişmiş ülkelerin bu başarıyı sağladığını belirtti. Türkiye’den sadece 1 şirketin bu listede yer aldığına dikkat çekti.

Bartu Soral’ın Türkiye’nin Kalkınma Vizyonu Üzerine Açıklamaları

Bartu Soral, Türkiye’nin ekonomik kalkınması için planlı, üretim odaklı bir modele geçişin zorunlu olduğunu vurguladı. Küresel rekabette başarılı olmak için kamu ve özel sektörün iş birliğiyle büyük şirketler oluşturulması gerektiğini ifade etti. Soral, Türkiye’nin mevcut ekonomik politikasının sıcak para girişine dayalı olduğunu belirterek, bunun uzun vadede üretime katkı sağlamadığını dile getirdi.

Temel Noktalar;

Planlı Ekonomi ve DPT’nin Geri Dönüşü, Türkiye’nin kısa, orta ve uzun vadeli planlama geleneğine geri dönmesi gerektiğini söyleyen Soral, Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) yeniden kurulmasının önemini vurguladı. Planlamanın, sanayileşen ülkelerin başarı anahtarı olduğunu belirtti.

Marmara Bölgesi Ağırlığı, Türkiye’de sanayi ve ekonomik faaliyetlerin Marmara Bölgesi’ne yoğunlaştığını dile getiren Soral, bu bölgenin ülke ihracatının %64’ünü gerçekleştirdiğini ve kurumlar vergisinin %71’inin buradan ödendiğini ifade etti. Diğer bölgelerdeki dengesiz gelişime dikkat çekti.

Büyük Şirketler ve Rekabet, Küresel rekabete girebilmek için güçlü şirketlerin ve kamu-özel sektör ortaklıklarının zorunlu olduğunu belirtti. “Batı sermayesiyle rekabet ancak planlı ve dev yatırımlarla mümkündür,” dedi.

Beyin Göçü Tehlikesi, Soral, Türkiye’nin nitelikli gençlerini yurt dışına kaptırdığını, buna karşın niteliksiz göçmenlerin ülkeye doldurulduğunu söyleyerek bu durumun ekonomik ve güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Bartu Soral, Türkiye’nin planlı ekonomiyle geleceğini yeniden inşa etmesi gerektiğini ve sanayi yatırımlarının ülke geneline yayılmasının elzem olduğunu sözlerine ekledi.

Bartu Soral Türkiye'nin bölgesel kalkınma modeline duyduğu ihtiyaç ve tarım ile sanayinin ülke geneline yayılması gerektiği üzerineydi.

 “Türkiye’nin Bölgesel Kalkınmaya İhtiyacı Var”

Ekonomist Bartu Soral, Türkiye’nin mevcut tarım ve sanayi yapısında dengesizlik olduğuna dikkat çekerek, bölgesel kalkınmanın kaçınılmaz olduğunu belirtti. Karadeniz ve Doğu Anadolu gibi geniş alanların üretime yeterince katkı sağlamadığını ifade eden Soral, şu verileri paylaştı:

Karadeniz bölgesinde 3 milyon 250 bin hektarlık tarım alanı olmasına rağmen tarım üretimine katkı yalnızca %5.

Doğu Anadolu’nun yüzölçümü Türkiye’nin önemli bir kısmını oluşturmasına rağmen, ödenen kurumlar vergisi %1'in altında ve ihracata katkısı %1,65 seviyesinde.

Bu tabloyu “Türkiye’nin üretim ve sanayide tek bir bölgeye, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ne sıkışmış olması” olarak tanımlayan Soral, ülke genelinde tarım üretim merkezleri ve bölgesel sanayi yapılanmalarının oluşturulmasını önerdi.



Tarım Alanında Öneriler,

Verimlilik Haritaları, Türkiye’nin hangi bölgede hangi tarım ürününün daha verimli yetiştirileceğini belirleyecek haritaların hazırlanması.

Tarım Merkezleri, Sosyal konutlar, eğitim kurumları, tarım meslek liseleri ve sağlık hizmetlerinin bulunduğu, gençleri kırsalda tutacak tarım merkezlerinin inşası.

Sözleşmeli Tarım, Gençlere ektikleri ürünün alım garantisinin verilmesiyle sürdürülebilir tarım planlaması.

Sanayi Alanında Öneriler:
Soral, Marmara Bölgesi’ne sıkışan sanayinin, Türkiye’nin diğer bölgelerine yayılmasının şart olduğunu söyledi ve bu doğrultuda 4 bölge, 4 deniz odaklı bir sanayi yapılanması modeli sundu.

Sanayi Bölgeleri, Limanlar etrafında organize edilen ve bölgenin avantajlarına göre planlanacak sanayi merkezleri.

Örneğin: Ankara, Kırıkkale, Karabük, Bartın gibi iller yeni sanayi yapılanmalarının merkezleri olacak.

Bartu Soral, genç nüfusun tarım ve sanayide istihdam edilmesi gerektiğini vurgulayarak, mevcut ekonomik dengesizliğin çözümünün bölgesel kalkınma ve tarım merkezlerinin inşası ile mümkün olacağını belirtti.

Bartu Soral'ın İstanbul ve Türkiye İçin Önemli Çözüm Önerileri

İstanbul'un Mevcut Durumu ve Çözüm Önerileri;
Bartu Soral, İstanbul’un karşı karşıya olduğu nüfus yoğunluğu ve deprem riskine dikkat çekerek şehri sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmanın aciliyetini vurguladı. İstanbul’da kilometrekare başına düşen nüfusun 3.013 kişi olduğuna dikkat çeken Soral, şehirdeki 3,5 milyon eski binanın deprem riski taşıdığını belirtti.

Soral, çözümün İstanbul’dan tersine göçü teşvik ederek nüfusu 5 yıl içinde 10 milyona düşürmek olduğunu ifade etti. Bunun için bölgesel kalkınma hedeflenmeli, İstanbul kültür, sanat ve turizm merkezi haline getirilmelidir. Şehrin tarihi ve kültürel eserlerinin restore edilip dünyaya tanıtılması gerektiğini söyleyen Soral, İstanbul’un uluslararası akademisyenler ve araştırmacılar için cazip bir merkeze dönüşebileceğini belirtti.

Eğitim Reformu ve Teknoloji Gelişimi,
Bartu Soral, eğitim sisteminde köklü reformlar yapılması gerektiğini belirtti. Eğitim önerileri:

Kamu eğitim sistemi ücretsiz ve kaliteli hale getirilmeli.

Okul öncesi eğitim 3 yaşında başlamalı, doğayla iç içe bir model benimsenmeli.

14 yaşında gençlerin meslek liseleri veya akademik yönlendirmeleri belirlenmeli.

Anadolu Liseleri yeniden yaygınlaştırılmalı.

Devlet üniversitelerinin kalitesi artırılmalı; verimsiz üniversiteler meslek yüksekokullarına dönüştürülmeli.

Türkiye'nin Teknolojik Geleceği:
Soral, Türkiye'nin küresel rekabette öne çıkabilmesi için dört stratejik alanda yoğunlaşması gerektiğini vurguladı:

Bilgi Teknolojileri ve Yapay Zeka,

Havacılık, Savunma ve Uzay Sanayisi,

Biyoteknoloji ve Tarım Teknolojileri,

Modern Mühendislik ve Üretim Teknolojileri.

Bu hedefler doğrultusunda Ankara’da Ulusal Teknoloji Gelişim Merkezi kurulacağını, bu merkezin araştırma üniversiteleri ile koordinasyon içinde çalışarak sanayi ve özel sektöre yeni teknolojik çözümler sunacağını açıkladı.

Bartu Soral, İstanbul ve Türkiye için bu projelerin hayata geçirilmesinin ülkeyi geleceğe taşıyacağını belirtti.

yilmazparlar@yahoo.com

5 Aralık 2024 Perşembe

2024 En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri-Yılmaz Parlar

  

2024 En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri

Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri 10. Yılında Sektörü Bir Araya Getirdi

Slimstock ve Lojistik Derneği (LODER) iş birliğiyle 04 Aralık 2024 Çarşamba günü düzenlenen "Türkiye'nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri" ödül töreni, bu yıl 10. kez İstanbul Selectum City Ataşehir Hotel'de sektör liderlerini buluşturdu. Etkinlik, tedarik zinciri yönetiminde fark yaratan profesyonelleri ödüllendirerek, sektördeki dönüşüm ve yenilikçiliğin altını bir kez daha çizdi.



Slimstock ve LODER, Tedarik Zinciri Ekosistemine Değer Katıyor

Slimstock ve LODER, sektörel iş birlikleriyle Türkiye'nin tedarik zinciri ekosistemine önemli katkılar sağlıyor. Slimstock’un analitik çözümleri, tedarik zincirinde operasyonel mükemmeliyeti hedeflerken, LODER’in vizyoner yaklaşımı sektörün yenilikçi ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelmesine olanak tanıyor. Bu güçlü iş birliği, sektörde liderlik eden profesyonelleri bir araya getirerek, yenilikçi projelerin hayata geçmesine zemin hazırlıyor.



10. yılını kutlayan bu ödül töreni, sektörel dayanışma ve yenilikçilik açısından bir dönüm noktası olarak hafızalara kazındı.

Açılış Konuşmalarında Sektörün Geleceği Ele Alındı

Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, açılış konuşmasında tedarik zincirinin stratejik önemine değinerek şunları özetle söyledi:



"Tedarik zinciri yönetimi, sadece lojistik operasyonlarını optimize etmekle kalmaz, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı sağlayan temel bir unsurdur. Bu yıl 10. kez bir araya gelerek, başarıyı takdir ederken, küresel dağılımda tedarik zinciri profesyonellerinin kararlılıklarını da vurguluyoruz. Bugün burada ödüllendirilen profesyonellerin hikâyeleri, sektörümüz için ilham kaynağı olacak. Slimstock olarak, gelecekte de lojistik ve tedarik zinciri ekosistemine katkı sunmaya devam edeceğiz."

LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan ise, etkinliğin sektördeki liderlik ve iş birliğini teşvik eden önemli bir platform olduğuna dikkat çekerek, şunları ifade etti:



"Bu anlamlı etkinlik, sektörde dönüşümü ve gelişimi vurgulayan bir organizasyon olarak büyük önem taşıyor. 10. yılımızı kutlarken, ödül alan tüm profesyonellerimizi ve emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum. Gelecek yıllarda da bu organizasyonun sektöre daha güçlü bir vizyon sunmasını diliyorum."



Tedarik Zincirinde Karar Alma Sanatı ve Bilimi

Etkinliğe özel bir sunumla katılan NorthFind Management CEO’su ve yazar Jonathon Karelse, “Tedarik Zincirinde Karar Alma Sanatı ve Bilimi” başlıklı konuşmasında, analitik yöntemlerin yanı sıra içgörü ve deneyimin karar alma süreçlerindeki önemini vurguladı. Karelse, özetle "Tedarik zincirinde bilimsel yaklaşımlar ile yaratıcı içgörüler arasında denge kurmak, günümüz pazar dinamiklerine uyum sağlamada kritik öneme sahip. Bu platformda bulunmak, sektöre geniş bir perspektif sunma açısından oldukça değerliydi," dedi.

Lojistik sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin bir araya geldiği, üyelerine bir dizi değerli avantaj sunarak sektöre katkı sağlıyan ve Networking platformu sunarak sektör içinde etkileşimi artıran LODER Lojistik Derneği ile Lojistik süreçlerde gerçekleşen taşıma işlemleri, Lojistikte kullanılan otomatik depolama sistemleri ve robotik teknolojiler depo operasyonlarını vs..kısaca lojistik ağlarını daha verimli hale getirme konusunda yardımcı olabilecek yazılımlar sunan Slimstock ortaklığı ile bu yıl 10. kez düzenlenen " 2024 yılı Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri yarışması” sonrasında en iyiler taçlandırıldı.



Jüri heyetinde; LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, LODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, INSEAD Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Programı Akademik Direktörü Prof. Dr. Enver Yücesan, DELOITTE Türkiye Teknoloji ve Dönüşüm İş Birimi Lideri Hakan Göl ve NorthFind Management CEO'su ve yazar Jonathon Karelse yer aldı.

Jürinin belirlediği 2024 Yılı Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri

Kürşat Apan (Mey Dıageo- Tedarik Zinciri Direktörü), Kudret Arman (P&G- Tedarik Zinciri Direktörü), Meriç Atalay (Tavuk Dünyası- Csco-Tedarik Zincirinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı), Dr. Mustafa Barış (Döhler Group- Tıp Bölgesi Lojistik Direktörü), Dr. Mehmet Beytur (Türk Telekom- Destek Hizmetleri Ve Satın Alma Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı), Begüm Çağlayan (Sandoz- Tedarik Zinciri Direktörü), Ertuğrul Çelebi (Englısh Home- Lojistik Genel Müdür Yardımcısı), Ahmet Özgür Doğan (Karsan- Tedarik Zinciri Direktörü), Ali Ersever (Schneıder Elektrik- Tedarik Zinciri Direktörü), Nevzat Hacıoğlu (Koçtaş- Tedarik Zinciri Ve Lojistik Direktörü), Ahmet İlham İster (Coca-Cola- Tedarik Zinciri Planlama Ve Optimizasyon Direktörü), Dr. Orhan Orhon (Çalık Holding- Cpo-Satın Alma Grup Başkanı), Nesime Esra Sancak Basat (Samsung- Klima Tedarik Zinciri Yönetimi Kıdemli Müdürü), Ahmet Seyhan (Hasçelik- Tedarik Zinciri Direktörü), Aziz Ünal (Enerjisa Üretım- İşletme Ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı), Arzu Ünay (L’ Oréal- Operasyon Direktörü), Ahmet Yağcı (Penti- Lojistik Direktörü), Ferda Yapıcı (Netaş- Tedarik Zinciri Direktörü), Cenk Yenginer (Teknosa- Kategori Ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı), Adem Yüksel (Schott- Tedarik Zinciri Direktörü Ve Bilgi İşlem)



 En Sürdürülebilir- En Teknolojik-En Yenilik-En Etkin - Etkil Kategorilerinde 

En Sürdürülebilir- Schneider Elektrik Lojistik Direktörü Ali Ersever, En Teknolojik”  Sandoz Tedarik Zinciri Direktörü Begüm Çağlayan ve Karsan Tedarik Zinciri Direktörü Ahmet Özgür Doğan, En Yenilikçi  Coca-Cola Tedarik Zinciri Planlama ve Optimizasyon Direktörü Ahmet İlham, En Etkin - Etkili  Enerjisa Üretim İşletme ve Tedarik Zinciri Genel Müdür Yardımcısı Aziz Ünal

Yılın Projesi Ödülüne Karsan layık görüldü.

Yılın Projesi, Yük Taşıma Robotu projesi Karsan Tedarik Zinciri Direktörü Ahmet Özgür Doğan, katılımcıların oyları ile seçildi..

Ödüller sahiplerine, LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan, Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer ve LODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş tarafından verildi.

Slimstock, Tedarik Zincirleri için çözümler sunan bir platform olarak, dünya genelinde 22 ülkede 450'den fazla profesyonelle çalışarak, müşterilerin bulunurluklarını artırmalarına, maliyetleri düşürmelerine ve riski azaltmalarına yardımcı oluyor.

LODER, 2001'de kurulmuş bir dernek olup, lojistik sektöründe yer alan profesyonelleri bir araya getirerek sektörel gelişimi amaçlamaktadır. Dernek, 750'den fazla aktif üyeye sahiptir ve lojistik hizmet alanındaki şirket profesyonelleri, akademisyenler, bilişimciler ve silahlı kuvvetler mensupları gibi çeşitli sektör temsilcilerini içermektedir.

yilmazparlar@yahoo.com

24 Ağustos 2024 Cumartesi

ABD'de Türk Olmak ve Başarmak-Yılmaz Parlar

  

TABA AmCham -ABD'de Türk Olmak ve Başarmak

TABA AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı'dan ABD’de Türk Olmanın ve Başarının Yol Haritası

Başkan Sanlı, Türk Amerikan İş Dünyasının Geleceğini Bahçeköy Life Park'taki Panelde Anlattı

23 Ağustos 2024 Cuma günü Bahçeköy Life Park’ta gerçekleştirilen “ABD’de Türk Olmak ve Başarmak” paneli, Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA AmCham) Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı’nın dikkat çeken açılış konuşmasıyla başladı.



Sanlı, Türk iş dünyasının ABD’deki potansiyelini ve karşılaştığı zorlukları özetlerken, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmek için atılması gereken adımları vurguladı.

TABA AmCham'in 37 Yıllık Serüveni

Sanlı, konuşmasında TABA AmCham’in 1987 yılında merhum Cumhurbaşkanımız tarafından kurulmasından bu yana, Türk firmalarının ABD pazarına girmesi ve Amerikan firmalarının Türkiye'de yatırım yapması konusundaki katkılarına değindi.

Kuruluşun, bugüne kadar 37 yıllık süreçte, ticari ve ekonomik ilişkilerde stratejik bir ortak olarak önemli bir rol oynadığını belirtti. Sanlı, bu süreçte derneğin Türkiye'nin ABD ile olan ticaret hacmini artırma konusundaki çabalarını anlattı.



ABD Pazarında Türk Firmaları

Sanlı, TABA AmCham olarak Türk firmalarının ABD pazarında daha güçlü bir konuma gelmesi için çalıştıklarını belirtti. Derneğin, 1991 yılından beri Amerikan pazarına girme konusunda Türk şirketlerine sağladığı desteği vurguladı. Ayrıca, ABD pazarına girişte eyalet bazlı stratejiler geliştirdiklerini ve beş eyalette Türk markalarını pazara sokma çalışmalarının hızla devam ettiğini söyledi.



ABD ile Ticaret Hacmi ve Gelecek Hedefler

Başkan Sanlı, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını ve ABD'nin, Türkiye’nin ticaretinde dördüncü sıraya yükseldiğini ifade etti. Ancak, bu başarıların yeterli olmadığını ve Türkiye'nin daha katma değerli işler yaparak ABD pazarında daha fazla pay alması gerektiğini vurguladı. Sanlı, ayrıca, ticaret hedeflerinde stratejik işbirlikleri ve ticari lobilerin önemine dikkat çekti.

Türkiye'nin Gelecekteki Vizyonu

Sanlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuna atıfta bulunarak, Türkiye'nin gelecekte daha güçlü bir konuma gelmesi için TABA AmCham olarak azimle çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmini artırmak için yeni stratejiler geliştirdiklerini ve bu amaçla hazırladıkları raporlar üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

ABD’de Türk Olmak ve Başarmak

Sanlı, ABD’de Türk olmanın getirdiği sorumlulukların altını çizdi ve Türk iş dünyasının karşılaştığı zorluklara rağmen, Amerikan pazarında başarılı olmak için gösterdikleri gayreti takdir etti. Ayrıca, ticari ilişkilerin geliştirilmesi için kapsayıcı bir vizyonla hareket edilmesi gerektiğini belirtti.

Başkan Sanlı, konuşmasını, Türkiye ile ABD arasındaki ticari ilişkilerin daha fazla artması ve iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlenmesi için kararlı olduklarını belirterek tamamladı. Sanlı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ABD pazarındaki yerini daha da güçlendirmek için stratejik adımlar atacaklarını ve bu konuda TABA AmCham olarak tüm enerjileriyle çalışacaklarını söyledi.



Pakistan İstanbul Başkonsolosu Nauman Aslam -Türkiye ile Güçlü İş Birliği Vurgusu

Toplantıya katılan Pakistan İstanbul Başkonsolosu Nauman Aslam, Türkiye ile Pakistan arasındaki derin diplomatik, politik ve kültürel ilişkilerin altını çizerek, iki ülkenin ekonomileri arasında önemli iş birliği fırsatlarına değindi.



Türkiye ile Güçlü Diplomatik ve Ekonomik İlişkiler

Başkonos Aslam, Türkiye ile Pakistan arasındaki diplomatik, politik ve kültürel bağların gücüne vurgu yaparak, iki ülkenin birbirine sunduğu ekonomik fırsatların altını çizdi. Özellikle Türkiye'nin ekonomik gelişiminde kilit rol oynayan girişimcilerin, Pakistan'da da benzer şekilde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Özel Sektörün Rolü ve Önemi

Konuşmasında, özel sektörün ekonominin gelişiminde oynadığı kritik role dikkat çeken Aslam, yerli ve yabancı girişimcilerin katkılarının Pakistan ekonomisi için ne denli önemli olduğunu vurguladı. Özellikle tekstil, kimya, spor ürünleri, medikal aletler ve deri ürünleri gibi alanlarda Pakistan'ın güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye ile Ticari İş Birliklerinin Artırılması

Pakistan'ın 250 milyonluk nüfusu ile dünya genelindeki yatırımcılara büyük fırsatlar sunduğunu belirten Aslam, Türkiye ile ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu'nun (FTCCI) Türkiye’de de aktif bir şekilde faaliyet gösterdiğini, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması için çalışıldığını dile getirdi.

Yatırım Fırsatları ve Önemli Sektörler

Başkonos Aslam, Pakistan hükümetinin yabancı yatırımları teşvik etmekte kararlı olduğunu ve enerji, tarım, madencilik, mineraller ve bilgi teknolojisi gibi çeşitli sektörlere öncelik verdiğini belirtti. Ayrıca, Pakistan’ın özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye gibi dost ülkelerden gelen yatırımlara büyük önem verdiğini ifade etti.

Pakistan'da Düzenlenecek Uluslararası Etkinlikler

Konuşmasının sonunda, Pakistan'da düzenlenecek önemli etkinliklerden bahseden Aslam, Pakistan’ın beşinci uluslararası tekstil sergisinin yakında Karaçi Expo Merkezinde gerçekleşeceğini duyurdu. Bu sergide 500’den fazla ihracatçının ürünlerini sergileyeceğini ve 60’tan fazla ülkeden 600-700 yabancı delegenin katılımının beklendiğini belirtti.

Gelecekteki İş Birlikleri

Başkonos Aslam, Türkiye’deki iş insanlarını Pakistan’a davet ederek, Pakistan’ın sunduğu gizli fırsatların keşfedilmesi için İstanbul Başkonsolosluğu ile iş birliği yapılabileceğini söyledi. Ayrıca, AmCham Asya Pasifik Komitesi’nin Pakistan’a yönelik özel bir yatırım ve ticaret etkinliği düzenleyeceğini ve bunun yakında duyurulacağını ekledi.



Bahçeköy Life Park

Toplantının ev sahipliğini yapan İstanbul'un En Büyük Açık Hava Kompleksi Bahçeköy Life Park Sahibi Erdem İpekçi, Bahçeköy Life Park hakkında bilgi verdi. Park, altı farklı markaya ev sahipliği yapıyor ve hem kapalı hem de açık alanları ile dikkat çekiyor. İstanbul'un en büyük açık hava kompleksi olarak öne çıkan Bahçeköy Life Park, 50 kişiden 5,000 kişiye kadar etkinlikler düzenleyebiliyor. Üst düzey sponsor alanı sayesinde bu rakam 15,000 kişiye kadar çıkabiliyor.

Festivaller İçin Uygun Bir Alan

İpekçi, Bahçeköy Life Park’ın Avrupa'daki en büyük festival alanlarından biri olduğunu vurguladı. Alan, yaklaşık 15,000 kişi kapasitesine sahip ve çeşitli etkinlikler için ideal bir seçenek sunuyor. Kullanıcılar, etkinliklerini gönül rahatlığıyla bu alanda düzenleyebilirler.

Doğa ile Bütünleşen Etkinlik Deneyimi

Bahçeköy Life Park'ın orman havasının ve oksijenin öğrenme kapasitesini olumlu etkilediğini belirten İpekçi, bu ortamda yapılan belirli analizlerin, konsantrasyonun %30 ile %40 oranında arttığını gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, doğanın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerinden biri olan mutluluğun da benzer oranlarda arttığına dikkat çekti.

Erdem İpekçi, bahçeyle iç içe geçmiş bu özel alanı ziyaret edenlere, doğanın tadını çıkararak etkinliklerini düzenlemeleri için tercih edilebilecek bir yer olduğunun altını çizerken, tekrar gelen ziyaretçilere de teşekkür etti.

Toplantı, açılış konuşmaların  ardından, moderatörlüğünü Dr. Yılmaz Sönmez’in yaptığı oturumla devam etti. Bu oturumda, Türk iş dünyasının ABD'deki fırsatları ve zorlukları masaya yatırıldı.



TABA AmCham Başkan Yardımcısı Yılmaz Sönmez: "Zenginlik İyi Dostlarla Ölçülür"

TABA AmCham Başkan Yardımcısı Yılmaz Sönmez, panelde yaptığı konuşmada, iş dünyasında başarıyı sadece maddi kazançla değil, iyi dostluklarla ölçmenin önemini vurguladı. Sönmez, ABD'de iş yapan Türk girişimcilerin sayısının artırılması gerektiğini belirterek, iş dünyasının değişim ve yenilik arayışının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Zenginlik İyi Dostlarla Ölçülür

Yılmaz Sönmez, konuşmasına zenginliği sadece maddi kazançla değil, iyi dostlarla ölçmenin önemine dikkat çekerek başladı. "Zengin insanlarla birlikte olmak güzel," diyen Sönmez, iş dünyasında kurulan sağlam dostlukların ve iş birliğinin önemini vurguladı. Paneldeki katılımcılara hitap eden Sönmez, ABD'de iş yapan Türk girişimcilerin sayısını merak ettiğini ve bu sayının artması gerektiğini ifade etti.

ABD'deki Türk Girişimcilerin Sayısı Artmalı

Sönmez, paneldeki katılımcılara ABD'de iş yapan Türk girişimcilerin sayısını sorduğunda, düşük bir katılım gördüğünü belirtti. "Bu sayıyı artırmamız lazım," diyen Sönmez, ABD'deki Türk girişimcilerin hem sayısal olarak büyümesi hem de başarılarını daha da pekiştirmesi gerektiğini dile getirdi. ABD'de başarılı olan Türk girişimcilerin diğerlerine rehberlik etmesinin, yeni girişimciler için rol model olmasının önemine dikkat çekti.



İş Dünyasında Değişim ve Yenilik Kaçınılmaz

Konuşmasının devamında iş dünyasının sürekli bir hareket ve arayış içinde olduğunu belirten Sönmez, işletmelere yönelik danışmanlık yaptığı dönemde sıkça verdiği bir tavsiyeyi paylaştı: "İş modellerinizi değiştirin ve Türkiye'nin dışında 180 ülkede var olun." Sönmez, global bir başarı için işletmelerin bu değişimlere hazır olmaları gerektiğini ve bunun da zamanının geldiğini belirtti.

Amerika'da Başarı Hikayeleri

Sönmez, paneldeki konuşmasını değerli misafirlerle sohbet ederek başlatmak istediğini ifade etti. İlk olarak, panelin değerli konuşmacılarından Prof. Dr. Semahat Demir’e hitap eden Sönmez, Amerika'nın bir hayal mi, macera mı yoksa gerçek bir yolculuk mu olduğunu sordu. Prof. Dr. Semahat Demir’in Amerika'daki yolculuğunu, nereden başlayıp nereye vardığını ve bu süreçte neler başardığını öğrenmek istediğini belirtti.



 Prof. Dr. Semahat Demir: “Amerika’da Başarı ve Mutluluk, Katkı Sağlamakla Elde Edilir”

Türk Kadını Olarak Amerika'da Elçi Rolündeyim Prof. Dr. Semahat Demir, panelde yaptığı konuşmada, Amerika’daki başarısının ardında bir Türk olarak orada bulunmanın önemini vurguladı. "Ben bir Türk olarak bir nevi elçiyim orada, bir beyin gücünün sembolüyüm" diyen Demir, Amerika’da yaşadığı 25 yıllık kariyerine değinerek, başarının tanımını katkı sağlamak ve bu katkıyla elde edilen mutluluk olarak tanımladı.

Eğitim ve Disiplinin Önemi

Konuşmasında, Türkiye’de başladığı eğitim yolculuğunun Amerika’da devam ettiğini belirten Demir, Amerika’daki eğitim sisteminin disiplinli yapısına vurgu yaptı. “Türkiye’de doğdum, büyüdüm, ancak Amerika’da master ve doktora yaparak bilimsel çalışmalarımı derinleştirdim” diyen Demir, Amerika’da mühendislik ve tıp fakültelerinde aldığı eğitimin, kariyerinde önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Amerika'nın Çeşitliliği ve Başarıya Etkisi

Prof. Dr. Demir, Amerika’nın kültürel çeşitliliğinin başarıya olan katkısını dile getirirken, Amerika’daki sosyolojik dinamiklerin bireylerin başarı hikayelerini nasıl etkilediğini anlattı. "Amerika, çok kültürlü ve çok uluslu bir yapıya sahip. Bu çeşitlilik, başarıyı getiren önemli bir faktördür" dedi. Ayrıca, Amerikan sisteminin bireylere sunduğu hukuki ve etik ortamın, başarıya giden yolda nasıl bir itici güç olduğunu belirtti.

Kadın Mühendislerin Rolü ve Mücadelesi

Prof. Dr. Demir, Amerika’daki kadın mühendislerin temsilciliğini üstlendiği görevlerden ve bu alanda sağlanan başarılarından bahsetti. “Kadın mühendisler olarak Amerika’da önemli başarılara imza attık. Nükleer denizaltılarda görev alan ilk kadın teğmenlerin yer alması gibi, birçok ilki başardık” diyerek, Amerika’da kadının mühendislik alanında elde ettiği başarıların altını çizdi.

Yapay Zeka ve Teknoloji Gelişimi

Demir, konuşmasında, yapay zeka ve bilgi teknolojileri alanındaki gelişmelerin Amerika’nın global liderlik konumunu nasıl güçlendirdiğine dair örnekler sundu. “Amerika, üretimi dünyaya satarken, teknolojiye olan yatırımlarını da artırıyor” diyerek, Amerika’nın inovasyon ve teknoloji üretimindeki başarısına vurgu yaptı.

Gençlere Yatırım ve Özgürlük Alanları

Prof. Dr. Demir, Amerika’nın gençlere sunduğu özgürlük ve ticari imkanların, girişimciliği ve yenilikçiliği nasıl teşvik ettiğini anlattı. "Amerika, gençlere yatırım yaparak, onlara özgürlük tanıyor ve bu sayede dünya çapında yeniliklerin öncüsü oluyor" ifadeleriyle, gençlerin önemine dikkat çekti.



Başkan Tayfun Selen, "Amerika’da Başarı Tesadüf Değil, Çalışkanlığa Verilen Değerin Sonucu"

Amerika'ya Göç ve İlk Zorluklar

Morris Bölge Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Selen, Amerika'da yaşamaya ve çalışmaya başlama sürecini anlattı. Selen, "Amerika'ya geldiğimde iş bulmak kolay olmadı. İlk yıllarda zorluklarla karşılaştık; paramız yoktu, ama çok çalıştık" dedi. 12 yıl boyunca Amerikan vatandaşlığı almak için çabaladığını belirten Selen, bu süreçte avukatlara büyük paralar ödediğini ve nihayet 2008 yılında vatandaşlık aldığını ifade etti.

Başarıya Giden Yol

Selen, 2008 yılında Amerikan vatandaşı olduktan sonra kariyerinde hızla yükseldiğini ve bankacılık sektöründe önemli bir pozisyona geldiğini söyledi. "1996'da pompa basan biriyken, 2008'de Amerika genelindeki banko şubelerinin yapımından sorumlu bir görevdeydim. Bu, Amerika'nın doğru çalışan kurallarıyla oynayan kişilere verdiği imkanların bir sonucudur" diye konuştu.

Siyasete Giriş ve Cumhuriyetçi Parti ile İlerleyiş

Amerikan vatandaşı olduktan sonra siyasete atıldığını belirten Selen, Cumhuriyetçi Parti'de mahalle delegeliğinden başlayarak, ilçe yönetimine, ardından da belediye meclisine aday olduğunu ve kazandığını dile getirdi. Sonrasında belediye başkanı olduğunu ve 39 belediyenin birleşiminden oluşan Morris Bölgesi'nin yönetiminden sorumlu olduğunu ifade etti. "2020 yılında oy pusulasında ismim Donald Trump'la birlikteydi. Yüz kırk yedi bin oyla Amerika'da en yüksek oyu alan Türk kardeşiniz oldum" dedi.



Amerika-Türkiye İlişkileri ve Cumhuriyetçi Parti Perspektifi

Selen, Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin Cumhuriyetçi Parti iktidarında daha iyi olduğunu düşündüğünü belirtti. "Trump Amerika'yı yönetirken, Türkiye ile büyük bir problem yaşanmadı. Trump'ın tekrar seçilmesi durumunda Amerika'nın gidişatının daha olumlu olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Göçmenlik Politikası ve Amerika'nın Geleceği

Selen, Amerika'nın göçmenlik politikalarına da değinerek, "Open Border politikası, sınırdan insanların elini kolunu sallayarak geçmesine neden oluyor. Amerika'nın kapıları açık kaldı, bu büyük bir sorun" dedi. Trump’ın göçmenlik sorununu çözmek için daha iyi bir lider olacağını savundu.



Amerika'da İş Yapmak İçin Politikacılara Yatırım Yapın

Tayfun Selen, iş adamlarına Amerika'da iş yaparken politikacılara yatırım yapmalarını tavsiye etti. "Amerika'da işlerinizi geliştirmek istiyorsanız, mutlaka politik olarak desteklenmeniz gerekecek" diyerek iş dünyasının siyasetle olan ilişkisine dikkat çekti.

Amerika'daki iş adamlarına ve destekçilerine teşekkür eden Selen, politika yapmanın zorluklarına rağmen doğru desteklerle başarının mümkün olduğunu vurguladı. "Politika halka ulaşmanız lazım, mesajınızı iletmeniz lazım. Bunun için televizyon, sosyal medya veya posta yoluyla iletişim kurmanız gerekiyor. Bu da ciddi maliyetler gerektiriyor" dedi.

Panel sonrası plaketler verildi, toplu aile fotografı çekildi. Bir  süre gerçekleşen Network ile sona erdi.

yilmazparlar@yahoo.com

kaynak