15 Temmuz 2026 Çarşamba

Zafer Partisi'nden Ekonomik Buhrana Uyarı-Yılmaz Parlar

  

Giresun'dan Ekonomi Mesajı Verdi

Hukuktan Uzaklaştıkça Kriz Derinleşiyor

Türkiye'nin Çıkış Yolu Üretim, Hukuk ve Planlı Kalkınmadır

Zafer Partisi Lideri Özdağ, Ekonomik Krizin Çözümü İçin Parti Programını İşaret Etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yalnızca kürsüde değil, sahada da çözüm üreten bir lider profili çiziyor. Tıpkı Atatürk gibi yurdu karış karış gezerek halkın nabzını tutan Özdağ, Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize’yi kapsayan Doğu Karadeniz turunda esnaf, çiftçi ve sanayiciyle birebir görüşüyor. Bu kararlı ve bilge duruşu, onun sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda devlet aklına sahip bir vizyoner olduğunu gösteriyor. Çalışkanlığı ve halkın içinde olmayı ilke edinen Özdağ, Zafer Partisi’nin ekonomik programını anlatmak için gecesini gündüzüne katıyor.

Özdağ, "Türkiye’yi bu buhrandan çıkarmanın tek yolu, millî, üniter ve laik devlet anlayışından taviz vermeden hukuk devletine geri dönmektir" diyerek, partisinin bu konudaki kararlılığını ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Giresun'da düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisi, hukuk sistemi, tarım politikaları ve erken seçim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Doğu Karadeniz programı kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de saha çalışmaları gerçekleştireceklerini belirten Özdağ, ekonomik sorunların çözümünün üretim odaklı kalkınma, güçlü hukuk devleti ve planlı ekonomi anlayışından geçtiğini ifade etti.

"Ekonomik Buhranın Çözümü Zafer Partisi'nin Programında Var"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Özdağ, Türkiye'nin uzun süredir derinleşen ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, hükümetin üretici, sanayici, esnaf, çiftçi ve emeklilerin sorunlarına yönelik kapsamlı bir ekonomik program ortaya koyamadığını savundu.

Özdağ, Zafer Partisi'nin ekonomi programının; üretimi artıran, sanayiyi güçlendiren, tarımı yeniden ayağa kaldıran, yatırım ve istihdamı destekleyen, planlı kalkınmayı esas alan bir model üzerine kurulduğunu söyledi. Hukuk devleti ilkelerinin ekonomik güven açısından vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Özdağ, yatırım ortamının güçlenmesi için hukuk güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Hukuk Devleti Güçlenmeden Ekonomik Güven Sağlanamaz"

Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Özdağ, "Türkiye hukuktan uzaklaştıkça ekonomik buhran derinleşiyor." ifadelerini kullanarak ekonomik istikrarın yalnızca mali tedbirlerle değil, hukuk sistemine duyulan güvenle mümkün olacağını savundu.

Özdağ, yatırımcı güveninin yeniden oluşturulmasının, üretim ekonomisinin desteklenmesinin ve sanayi politikalarının uzun vadeli planlamayla yürütülmesinin Türkiye açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

Planlı Ekonomi ve Üretim Vurgusu

Zafer Partisi Genel Başkanı, Türkiye'nin yeniden üretim gücünü artırması gerektiğini belirterek sanayi, tarım ve teknoloji yatırımlarının planlı biçimde desteklenmesini önerdi.

Parti programlarında;

üretim ekonomisinin güçlendirilmesi, yüksek katma değerli sanayi yatırımlarının artırılması, tarımın yeniden stratejik sektör haline getirilmesi, çiftçinin desteklenmesi, adil vergi sistemi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele, yatırım ve ihracat odaklı büyüme hedeflerinin yer aldığını ifade etti.

Fındık Üreticisine Destek Çağrısı

Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık konusunda da açıklamalarda bulunan Özdağ, Türk üreticisinin dünya pazarında hak ettiği değeri alamadığını öne sürdü.

Tarım sektörünün planlama eksikliği nedeniyle rekabet gücünün zayıfladığını savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin tarım politikalarının çiftçiyi merkeze alan yeni bir kalkınma modeli içerdiğini belirtti.

Erken Seçim Değerlendirmesi

Basın mensuplarının erken seçime ilişkin sorusunu da yanıtlayan Özdağ, seçim takviminin Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceğini ifade ederken, mevcut siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, AK Parti'nin en zayıf dönemini yaşadığı görüşünde olduğunu belirterek çeşitli anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Bu ifadeler, Özdağ'ın siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuyla paylaşıldı.

"Türkiye'yi Karış Karış Geziyor"

Doğu Karadeniz ziyaretleri kapsamında Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize'de vatandaşlarla, esnafla, üreticilerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen Ümit Özdağ'ın, saha çalışmalarını Türkiye genelinde sürdürdüğü belirtildi.

Zafer Partisi yetkilileri, Özdağ'ın Türkiye'nin dört bir yanında vatandaşlarla doğrudan temas kurarak sorunları yerinde dinlediğini, çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştığını ve parti programını anlatmaya devam ettiğini ifade ediyor.

Ekonomide Çözüm Mesajı

Zafer Partisi, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının çözümünde üretim odaklı büyüme, planlı kalkınma, güçlü hukuk devleti, sanayileşme, tarımsal üretimin artırılması ve milli ekonomi politikalarının temel alınması gerektiğini savunurken, parti yönetimi bu hedeflerin ayrıntılarının ekonomi programında yer aldığını belirtiyor.

Özdağ, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının ancak üretimin güçlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve hukuka duyulan güvenin artırılmasıyla mümkün olacağını ifade ederek Doğu Karadeniz temaslarını sürdüreceğini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

Zafer  Party Issues Warning on Economic Crisis

Ümit Özdağ Delivers Economic Message from Giresun

The Crisis Deepens as Turkey Moves Away from Rule of Law

Turkey's Way Out is Production, Justice, and Planned Development

Zafer Party Leader Özdağ Points to Party Program as Solution to Economic Crisis

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party (Zafer Partisi), is drawing the profile of a leader who produces solutions not only from the podium but also on the ground. Just like Atatürk, Özdağ travels the country from one end to the other, listening to the pulse of the people. During his Eastern Black Sea tour covering Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize, he meets one-on-one with tradesmen, farmers, and industrialists. This determined and wise stance shows that he is not just a politician, but also a visionary with state wisdom. Embracing diligence and being among the people as his principle, Özdağ works day and night to explain the Zafer Party's economic program.

Özdağ stated, "The only way to lift Turkey out of this crisis is to return to the rule of law without compromising the national, unitary, and secular state understanding," once again demonstrating his party's determination and visionary approach.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Leader of the Zafer Party, held a press conference in Giresun where he made assessments regarding Turkey's economy, legal system, agricultural policies, and the early election agenda.

Stating that they will carry out field studies in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize as part of the Eastern Black Sea program, Özdağ emphasized that the solution to economic problems lies in production-oriented development, a strong rule of law, and a planned economy approach.

"The Solution to the Economic Crisis is in the Zafer Party's Program"

Devoting a significant part of his speech to the economy, Özdağ pointed out that Turkey has been experiencing deepening economic troubles for a long time and argued that the government has failed to present a comprehensive economic program addressing the problems of producers, industrialists, tradesmen, farmers, and retirees.

Özdağ stated that the Zafer Party's economic program is built on a model that increases production, strengthens industry, revitalizes agriculture, supports investment and employment, and is based on planned development. Emphasizing that the principles of the rule of law are indispensable for economic confidence, Özdağ expressed that legal security must be re-established to strengthen the investment climate.

"Economic Confidence Cannot Be Achieved Without a Strong Rule of Law"

Evaluating the current situation at the press conference, Özdağ used the phrase, "As Turkey moves away from the rule of law, the economic crisis deepens," arguing that economic stability is possible not only through financial measures but also through trust in the legal system.

Özdağ stated that rebuilding investor confidence, supporting the production economy, and carrying out industrial policies with long-term planning are of critical importance for Turkey.

Emphasis on Planned Economy and Production

The Zafer Party Leader emphasized that Turkey must increase its production capacity and proposed that industrial, agricultural, and technology investments be supported in a planned manner.

He stated that the party's program includes: Strengthening the production economy, Increasing high value-added industrial investments, Making agriculture a strategic sector again, Supporting farmers, Establishing a fair tax system, Combating the informal economy, And achieving investment and export-oriented growth targets.Call for Support to Hazelnut Producers

Commenting on hazelnuts, one of the Black Sea's most important sources of livelihood, Özdağ argued that Turkish producers cannot get the value they deserve in the global market.

He stated that the agricultural sector's competitiveness has weakened due to a lack of planning and emphasized that the Zafer Party's agricultural policies include a new development model centered on the farmer.

Assessment on Early Elections

Responding to journalists' questions about early elections, Özdağ stated that the election calendar will be determined by the President while sharing his assessments of the current political landscape.

Özdağ expressed his view that the AK Party is going through its weakest period and shared his evaluations regarding various poll results. These statements were shared with the public as Özdağ's political assessments.

"Traveling Across Turkey from One End to the Other"

As part of his Eastern Black Sea visits, Ümit Özdağ came together with citizens, tradesmen, producers, and non-governmental organizations in Giresun, Ordu, Trabzon, and Rize. It was stated that his field work continues across Turkey.

Zafer Party officials stated that Özdağ is establishing direct contact with citizens all over Turkey, listening to their problems on-site, sharing solution proposals with the public, and continuing to explain the party's program.

Message of Solution in Economy

The Zafer Party advocates that Turkey's economic problems can be solved through production-oriented growth, planned development, a strong rule of law, industrialization, increased agricultural production, and national economic policies. The party leadership emphasizes that the details of these goals are included in the economic program.

Özdağ stated that Turkey's economic development can only be achieved by strengthening production, improving the investment climate, and increasing trust in the rule of law, and added that he will continue his Eastern Black Sea contacts.

yilmazparlar@yahoo.com

12 Haziran 2026 Cuma

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

 

İTO Meclisinden Tarihi Vizyon

Türkiye 10 Yılda Üç Büyük Sıçrama Yapabilir
Şekib Avdagiç, “Üretim, Lojistik ve Teknolojide Yeni Bir Türkiye Doğuyor”

İstanbul Ticaret Odası’nın Haziran 2026 Meclis Toplantısı’nda konuşan Şekib Avdagiç, Türkiye'nin önümüzdeki on yıllık dönemde küresel ekonominin yükselen güçlerinden biri olmaya aday olduğunu vurgulayarak, üretim-ihracat, lojistik ve enerji-teknoloji alanlarında tarihi bir sıçrama fırsatının bulunduğunu söyledi.

Jeopolitik Avantajımızı Ekonomik Güce Dönüştürmeliyiz
Dünyanın son 30 yılın en büyük ekonomik ve jeopolitik dönüşümünden geçtiğine dikkat çeken Avdagiç, şirketlerin artık sadece düşük maliyetli üretim merkezlerini değil, güvenli, istikrarlı ve erişilebilir ülkeleri tercih ettiğini belirtti.
Avdagiç'e göre Türkiye; Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin sürmesi, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin artması nedeniyle küresel üretim ve ticaret haritasında çok daha önemli bir konuma yükseliyor.

Türkiye'nin Önündeki 3 Büyük Fırsat

  1. Üretim ve İhracat Üssü Olmak
    Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları Türkiye'yi yakın üretim merkezi haline getiriyor. Güçlü sanayi altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin üretim kapasitesini daha üst seviyelere taşıma imkânı bulunuyor.
  2. Bölgesel Lojistik Merkezi Olmak
    Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının önem kazanması, Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir lojistik merkez haline getirebilir. Kara koridorlarının stratejik değeri her geçen gün artıyor.
  3. Enerji ve Teknoloji Merkezi Olmak
    Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, veri merkezleri ve yüksek teknoloji yatırımları önümüzdeki dönemin yıldız sektörleri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bu alanlarda yapacağı yatırımlar küresel rekabet gücünü artıracak.

Yeni Teşvikler Dönüşümün Anahtarı
İTO Başkanı, yeni teşvik sisteminin Türkiye'nin üretim ve yatırım gücünü artıracak önemli bir adım olduğunu belirterek, sanayi odaklı ve ihracata dayalı büyüme modelinin daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanlarının üretimi desteklemesi halinde Türkiye'nin yeniden şekillenen dünya ticaretinde çok daha güçlü bir konuma ulaşacağını söyledi.

Reel Sektörün En Büyük Sorunu, Yüksek Faiz
Konuşmasında iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
Özellikle ihracatçı firmaların yüksek finansman maliyetleri ve zayıflayan dış talep nedeniyle kârlılık baskısını daha yoğun hissettiğini ifade eden Avdagiç, üretimin ve ihracatın desteklenmesinin ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Dünyanın İlk 10 Ekonomisi Hedefi Hayal Değil
Türkiye'nin artan jeopolitik öneminin tek başına yeterli olmadığını belirten Avdagiç, bu avantajın ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Üretken yatırımların artırılması, yüksek katma değerli sektörlerin güçlendirilmesi ve makroekonomik istikrarın korunması halinde Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinin sürpriz olmayacağını ifade etti.

İTO Seçimleri 27 Ekim'de
Haziran Meclis Toplantısı'nda bir diğer önemli gündem maddesi ise İTO seçimleri oldu. Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin 27 Ekim 2026 tarihinde Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde yapılmasının planlandığını açıkladı. Resmî duyurunun seçim kurulu teyidinin ardından yapılacağı belirtildi.

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı, Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin güçlü mesajların verildiği bir platform oldu. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye; üretim, lojistik, enerji ve teknoloji alanlarında doğru adımları atabilirse yalnızca bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte söz sahibi bir ekonomi haline gelebilir. İş dünyasının beklentisi ise bu tarihi fırsatların kalıcı refaha dönüştürülmesi yönünde birleşiyor.

yilmazparlar@yahoo.com

ITO June 2026 Assembly Meeting
Historic Vision from ITO Assembly
Türkiye Can Make Three Major Leaps in 10 Years
Şekib Avdagiç: "A New Türkiye is Emerging in Production, Logistics and Technology"

Speaking at the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) June 2026 Assembly Meeting, Şekib Avdagiç emphasized that Türkiye is a candidate to become one of the rising powers of the global economy in the next decade, stating that there is a historic leap opportunity in the fields of production-exports, logistics, and energy-technology.

We Must Transform Our Geopolitical Advantage into Economic Power
Noting that the world is undergoing the biggest economic and geopolitical transformation of the last 30 years, Avdagiç stated that companies now prefer safe, stable and accessible countries, not just low-cost production centers.
According to Avdagiç, Türkiye is rising to a much more important position on the global production and trade map due to Europe's search for supply security, the continuation of the China+1 strategy, and increasing risks in the Red Sea and the Strait of Hormuz.

Türkiye's 3 Major Opportunities

  1. Becoming a Production and Export Hub
    Europe's efforts to diversify supply chains are making Türkiye a nearshoring production center. With its strong industrial infrastructure and skilled human resources, Türkiye has the opportunity to take its production capacity to even higher levels.
  2. Becoming a Regional Logistics Hub
    The increasing importance of the Middle Corridor, the Development Road, and Gulf-Türkiye-Europe connections can make Türkiye an indispensable logistics center between Asia and Europe. The strategic value of land corridors is increasing day by day.
  3. Becoming an Energy and Technology Hub
    Defense industry, renewable energy, data centers and high-tech investments stand out as the star sectors of the upcoming period. Investments Türkiye will make in these areas will increase its global competitiveness.

New Incentives Are the Key to Transformation
The ITO President stated that the new incentive system is an important step that will increase Türkiye's production and investment power, and expressed that the industry-oriented and export-led growth model should be supported more strongly. He said that if fiscal policies, incentives and financing opportunities support production, Türkiye will reach a much stronger position in the reshaping world trade.

The Biggest Problem of the Real Sector: High Interest Rates
Also touching upon the problems experienced by the business world in his speech, Avdagiç stated that the high interest rate environment puts serious pressure on the real sector.
Stating that exporting companies feel the profitability pressure more intensely due to high financing costs and weakening external demand, Avdagiç emphasized that supporting production and exports is critical for the sustainability of economic growth.

The Goal of Top 10 Economies in the World is Not a Dream
Stating that Türkiye's increasing geopolitical importance is not enough on its own, Avdagiç said that this advantage must be transformed into economic value.
He stated that if productive investments are increased, high value-added sectors are strengthened and macroeconomic stability is maintained, it would not be surprising for Türkiye to rank among the top 10 largest economies in the world within the next decade.

ITO Elections on October 27
Another important agenda item at the June Assembly Meeting was the ITO elections. Avdagiç announced that the Istanbul Chamber of Commerce elections are planned to be held on October 27, 2026 at the Istanbul Expo Center in Yeşilköy. It was stated that the official announcement will be made after the confirmation of the election board.

The ITO June 2026 Assembly Meeting was a platform where strong messages about the future of the Turkish economy were given. In a period when global trade balances are being reshaped, if Türkiye takes the right steps in production, logistics, energy and technology, it can become not only a regional power but also an economy that has a say on a global scale. The expectation of the business world is united in turning these historic opportunities into lasting prosperity.

yilmazparlar@yahoo.com

14 Mayıs 2026 Perşembe

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi-Dünya Gündemi-Yılmaz Parlar

   

Küresel Sorumluluk Vurgusu

 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Dünyanın Gündemi İstanbul’da Masaya Yatırıldı

“Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur”

Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, dünyanın farklı coğrafyalarından devlet adamlarını, diplomatları, akademisyenleri, dini liderleri, iş insanlarını ve kanaat önderlerini İstanbul’da bir araya getirdi.

WOW Otel & Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirve; savaşlardan enerji krizine, küresel barıştan kadın haklarına, çevre sorunlarından ekonomik dönüşüme kadar birçok kritik başlığın ele alındığı uluslararası bir diplomasi ve fikir platformuna dönüştü.

Zirvenin ana mottosu olan “Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur” mesajı, farklı görüşlerin özgürce tartışıldığı küresel diyalog anlayışını bir kez daha ortaya koydu.

Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi Tartışıldı

Zirvenin dikkat çeken oturumlarından biri olan:

“Savaş, Terör, İhtilaf ve İstemsiz Göç’le Birlikte Savaş Sonrası Dünya’da Enerji ve Ekonomi”

Başlıklı oturumda; enerji güvenliği, küresel göç hareketleri, ekonomik kırılganlıklar ve savaşların dünya piyasalarına etkileri masaya yatırıldı.

Kuzey Makedonya Enerji Bakanı Sanja Božinovska’dan, Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopoulos’a; Hırvatistan eski Başbakanı Jadranka Kosor’dan Romanya Prensi Radu’ya kadar birçok önemli isim aynı platformda buluştu.

Oturumda özellikle;

enerji arz güvenliği,

savaş sonrası ekonomik yeniden yapılanma,

Avrupa’nın enerji politikaları,

bölgesel iş birlikleri,

sürdürülebilir kalkınma stratejileri

üzerinde duruldu.

Uluslararası katılımcılar, dünyada artan jeopolitik gerilimlerin yalnızca siyasal değil; ekonomik, insani ve sosyal sonuçlar da doğurduğunu vurguladı.

Küresel Barış İçin Ortak Mesaj

3. Oturum, “Küresel Barış”

Marmara Grubu Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Lale Aytaç Nalbant moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Küresel Barış” oturumu, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu.

Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Kristo, Lübnan eski Başbakanı Hassan Diab, Moldova eski Başbakanları Chiril Gaburici ve Dumitru Braghis, Polonya eski Başbakanı Marek Belka ile Birleşik Krallık Lordlar Kamarası Üyesi Jack McConnell’in katıldığı oturumda; savaşların insanlık üzerindeki etkileri, diplomatik çözüm yolları ve yeni dünya düzeni tartışıldı.

Katılımcılar, dünyada yükselen kutuplaşmaya karşı diplomasi, diyalog ve çok taraflı iş birliğinin önemine dikkat çekerek, kalıcı barışın ancak ortak akıl ve karşılıklı anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti.

“Su ve Yeşilin Tükendiği Bir Gezegende Yaşamak” Oturumuna Büyük İlgi

4. Oturum,

“Avrasya Ekonomi Zirvesi Küresel Sorumluluk Platformudur”

Konu:

“Su ve yeşilin tükendiği bir gezegende yaşamak”

Zirvenin en anlamlı ve en stratejik başlıklarından biri olarak öne çıkan bu oturumda, insanlığın karşı karşıya olduğu çevresel tehditler kapsamlı şekilde ele alındı. İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, tarımsal krizler, çevresel göçler ve sürdürülebilir yaşam modelleri üzerine yapılan değerlendirmeler; yalnızca bugünün değil gelecek nesillerin kaderini belirleyecek küresel bir alarm niteliği taşıdı.

Farklı dinlerden ruhani liderlerin, devlet adamlarının, akademisyenlerin ve ekonomi temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşması; çevre sorunlarının artık sadece ekolojik değil aynı zamanda ekonomik, sosyal, ahlaki ve insani bir mesele olduğunu ortaya koydu.

Ekümenik Patrik Bartholomeos, Şeyh-ülislam Allahşükür Paşazade, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Danilo Türk ve birçok uluslararası ismin katıldığı oturumda; dünyanın geleceği için ortak sorumluluk anlayışının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Kadın Hakları ve Demokrasi Zirvenin En Güçlü Mesajlarından Biri Oldu

5. Oturum:

“Demokrasi, Kadınlar ve Barışın Geleceği”

“Gücün Hukuku Yeniden Yazdığı Bir Dünyada: Kadın Hakları”

Kadın hakları, demokrasi ve barış ilişkisini merkeze alan bu oturum, zirvenin en güçlü sosyal mesajlarından birini verdi. Dünyada artan savaşlar, siyasi krizler ve güç mücadeleleri içerisinde kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlar ele alınırken; toplumsal barışın kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal hayattaki etkinliğiyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Uluslararası katılımcılar; kadın haklarının yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda demokratik toplumların temel güvenlik ve kalkınma unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Hukukun üstünlüğünün zayıfladığı dönemlerde en büyük mağduriyetleri kadınların yaşadığına dikkat çekilen oturumda, kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığının artırılması gerektiği mesajı verildi.

Farklı ülkelerden siyasetçiler, akademisyenler ve diplomasi temsilcileri; kadınların barış süreçlerinde aktif rol üstlenmesinin, küresel istikrar açısından kritik önemde olduğu konusunda ortak görüş bildirdi.

Zirvede Göz Dolduran Stand, LORIS

Zirvenin dikkat çeken markalarından biri de Loris oldu.

Loris, premium parfüm koleksiyonlarıyla katıldığı 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde iş dünyası, diplomasi ve farklı sektörlerden gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Markanın özellikle Niche ve Kreasyon koleksiyonları, özgün koku profilleri ve kalıcılığıyla öne çıktı.

Uluslararası platformlarda marka bilinirliğini artırmayı hedefleyen Loris, zirve boyunca gerçekleştirdiği temaslarla global büyüme vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikâyesini premium segmentte güçlendirmeyi sürdüren marka, üretim kapasitesi ve ihracat ağıyla sektörün dikkat çeken temsilcileri arasında yer aldı.

Manisa Mesir Macunu Standı Yoğun İlgi Gördü

Zirvenin renkli ve geleneksel atmosfer oluşturan standlarından biri de Manisa Belediyesince Manisa Mesir Macunu standı oldu. Katılımcılara ikram edilen mesir macunu, hem yerli hem yabancı davetlilerin büyük ilgisini çekti.

Osmanlı döneminden günümüze uzanan tarihiyle bilinen mesir macunu; onlarca baharat ve doğal ürünün karışımından oluşan geleneksel bir şifa kültürü olarak tanınıyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan bu özel lezzet, Türkiye’nin kültürel zenginliğini uluslararası misafirlere tanıtma açısından da önemli bir rol oynadı.

Zirve boyunca standı ziyaret eden konuklara mesir macunu dağıtılırken, Türk kültürünün geleneksel tatları da büyük beğeni topladı.

yilmazparlar@yahoo.com

The World Agenda Discussed at the 29th Eurasian Economic Summit

Global Responsibility Emphasis:

“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”

The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, brought together statesmen, diplomats, academics, religious leaders, business figures, and opinion leaders from different parts of the world in Istanbul.

Held at WOW Hotel & Convention Center, the summit transformed into an international diplomacy and idea platform where many critical issues were discussed, ranging from wars to the energy crisis, from global peace to women’s rights, and from environmental problems to economic transformation.

The summit’s main motto, “Eurasian Economic Summits Are a Free Platform,” once again highlighted the importance of global dialogue where different opinions can be discussed freely.

Energy and Economy in the Post-War World Discussed

One of the summit’s most remarkable sessions was titled:

“Energy and Economy in the Post-War World Together with War, Terror, Conflict and Forced Migration”

During the session, energy security, global migration movements, economic fragilities, and the impact of wars on world markets were discussed extensively.

Important international figures participated in the panel, including North Macedonian Energy Minister Sanja Božinovska, former Greek Foreign Minister Dimitris Avramopoulos, former Croatian Prime Minister Jadranka Kosor, and Prince Radu of Romania.

The discussions mainly focused on:

energy supply security,

post-war economic restructuring,

Europe’s energy policies,

regional cooperation,

sustainable development strategies.

Participants emphasized that rising geopolitical tensions create not only political but also economic, humanitarian, and social consequences worldwide.

A Common Message for Global Peace

Session 3: “Global Peace”

Moderated by Marmara Group Foundation Board Member Lale Aytaç Nalbant, the “Global Peace” session became one of the summit’s most significant moments.

The session featured high-level participants including Bosnia and Herzegovina Chairwoman of the Council of Ministers Borjana Kristo, former Lebanese Prime Minister Hassan Diab, former Moldovan Prime Ministers Chiril Gaburici and Dumitru Braghis, former Polish Prime Minister Marek Belka, and UK House of Lords member Jack McConnell.

The panel addressed the humanitarian consequences of wars, diplomatic solution mechanisms, and the emerging global order.

Participants stressed that diplomacy, dialogue, and multilateral cooperation are essential against increasing global polarization, emphasizing that lasting peace can only be achieved through mutual understanding and common wisdom.

Great Interest in the Session:

“Living on a Planet Where Water and Green Are Depleting”

Session 4:

“The Eurasian Economic Summit Is a Platform of Global Responsibility”

One of the most meaningful and strategic topics of the summit focused on environmental threats facing humanity. Climate change, depletion of water resources, agricultural crises, environmental migration, and sustainable living models were discussed in depth.

The session carried the character of a global warning not only for today but also for future generations.

The gathering of religious leaders, statesmen, academics, and economic representatives around the same table demonstrated that environmental problems are no longer merely ecological issues, but also economic, social, moral, and humanitarian concerns.

Participants emphasized the need to strengthen a shared sense of responsibility for the future of the world.

Women’s Rights and Democracy Became One of the Summit’s Strongest Messages

Session 5:

“Democracy, Women and the Future of Peace”

“Women’s Rights in a World Where Power Rewrites Law”

Focusing on the relationship between women’s rights, democracy, and peace, this session delivered one of the summit’s most powerful social messages.

As wars, political crises, and power struggles continue worldwide, the challenges faced by women were addressed while emphasizing that social peace is directly linked to women’s active participation in social, economic, and political life.

International participants stated that women’s rights are not only a matter of equality but also one of the fundamental pillars of democratic security and development.

The session highlighted that women often become the greatest victims during periods when the rule of law weakens, while also stressing the importance of increasing women’s representation in decision-making mechanisms.

Representatives from different countries agreed that women’s active participation in peace processes is critically important for global stability.

LORIS Became One of the Most Remarkable Stands at the Summit

One of the standout brands at the summit was LORIS.

Participating with its premium perfume collections, LORIS attracted significant attention from visitors coming from diplomacy, business, and various professional sectors. The brand’s Niche and Creation collections stood out with their unique fragrance profiles and lasting quality.

Aiming to strengthen its international brand recognition, LORIS once again demonstrated its global growth vision throughout the summit. Supporting its success story extending from Türkiye to the world with innovative products, the brand continues to expand with its strong production infrastructure and export network.

Manisa Mesir Paste Stand Drew Major Attention

One of the summit’s most colorful and traditional stands belonged to the Manisa Municipality’s Mesir Paste presentation.

The famous Mesir Paste, offered to participants, attracted great interest from both local and international guests.

Known for its history dating back to the Ottoman era, Mesir Paste is recognized as a traditional healing culture made from dozens of spices and natural ingredients. Included in UNESCO’s Intangible Cultural Heritage List, this special delicacy played an important role in introducing Türkiye’s rich cultural heritage to international visitors.

Throughout the summit, guests visiting the stand were offered Mesir Paste while traditional Turkish flavors received widespread appreciation.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Aralık 2025 Pazar

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı-Yılmaz Parlar

  

Ümit Özdağ, “Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Asgari ücret, milyonlarca çalışanın ve ailesinin hayatını doğrudan etkileyen, ülkenin ekonomik ve sosyal vicdanını yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Bu rakam, sadece bir ücret değil, insan onuru ve asgari yaşam standardının da garantisidir.

“Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu kritik konuda adeta toplumun vicdanı oldu ve net bir hedef ortaya koydu.

Ümit Özdağ, Asgari ücret konusundaki bu net ve insani duruşu, onun siyasi duruşunun da bir özeti niteliğinde. Milyonların sesi olmaya devam ediyor.

Ümit Özdağ,Türk siyasetinde fikirleriyle ön açan, söylemekten çekinmediği gerçeklerle halkın derdine tercüman olan bir lider.. Sadece bir siyasetçi olmanın ötesinde, adaletsizliğe karşı yükselen bir sestir. Halkın gerçekleriyle yüzleşme cesaretini gösteren, rakamların ardındaki insan hikayelerini gören nadir liderlerdendir. Onun bu duruşu, siyasete olan güveni yeniden tesis etme potansiyeli taşıyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği haftalık basın toplantısında, Türkiye’nin gündemindeki pek çok konuyu masaya yatırdı. Toplantının en dikkat çeken ve milyonları ilgilendiren başlığı ise asgari ücret oldu. Özdağ, en düşük emekli maaşı da dahil olmak üzere asgari ücretin 45 bin lira olması gerektiğini vurgulayarak, iktidarın ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Asgari Ücret En Düşük 45 Bin Lira Olmalı

Türkiye’de milyonların kaderini belirleyen asgari ücret tartışmaları resmen başladı. Artan enflasyon, derinleşen hayat pahalılığı ve bütçe dengeleri tartışılırken, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, haftalık basın toplantısında çok sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Asgari ücret bir lütuf değil, vatandaşın doğuştan hakkıdır. Türk milleti açlık sınırı altında yaşamak zorunda bırakılamaz.” sözleri salonu dolduran basın mensuplarının dikkatle takip ettiği anlar arasında yer aldı.

Halkın Görüşü “Türkiye’nin gerçek sorunlarını cesurca dile getiren tek lider Prof. Dr. Ümit Özdağ olduğu yönünde.. Asgari ücret konusunda milletin hakkını savunduğu için kendisini halk yürekten destekliyor.

“Zafer Partisi Yükselişte”

Özdağ konuşmasına, Zafer Partisi’nin anketlerde 3. parti olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak başladı. Partiye katılan Prof. Dr. Ferit Saraçoğlu’nu takdim eden Özdağ, önümüzdeki günlerde yeni katılımların devam edeceğini duyurdu.

“4 Deniz 4 Bölge” Projesi AK Parti’nin Gündeminde

“AK Parti, Zafer Partisi programını kes-yapıştır kullanıyor”

Erdoğan’ın Anadolu’da yeni sanayi koridorları kuracaklarını açıklamasına değinen Özdağ, “AK Parti bizim seçim bildirgemizi sonunda okumuş. 4 Deniz 4 Bölge sanayi koridorları bizim projemizdir.” diyerek mevcut iktidarı plansızlıkla suçladı.

“TÜİK Artık Uganda İstatistik Kurumu Gibi”

Enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Özdağ, TÜİK’in verilerini alaya alarak şunları söyledi; “Aylık enflasyon 0,87 ise Uganda’da yaşamıyoruz herhalde? ENAG ve İTO verileri gerçek durumu açıkça ortaya koyuyor.”

Ekonomik Tablo Karanlık, Öneriler Net

Özdağ, açıkladığı 45 bin lira talebinin arka planını, iktidarın 23 yıllık ekonomik performansıyla resmetti. TÜİK’in “eğlenceli” bulduğu enflasyon verilerine karşılık ENAG’ın yıllık enflasyonu %56.82 olarak açıkladığını hatırlattı. Vergi adaletsizliğine de değinerek, vergi yükünün büyük kısmının dar gelirlilerin sırtında olduğunu, 2026 bütçesinin de bir “fakirleşme bütçesi” olacağını vurguladı.

16 milyon emeklinin aldığı 16.881 TL maaşın üç günden fazla geçindirmeye yetmeyeceğini söyleyen Özdağ, iktidarın ekonomiyi ağır bir buhrana soktuğunu ifade etti.

Faiz Ödemesiyle “20 Yavuz Sultan Selim Köprüsü” Yapılırdı

2025 ve 2026 bütçesine dikkat çeken Özdağ, “Sadece bu yıl ödenecek faiz 54,3 milyar dolar. Bununla 20 tane Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılır.”diyerek bütçedeki mali çarpıklığı gözler önüne serdi.

Egemenlik İhlallerine Sert Tepki

Karadeniz’deki Siha Saldırısı: “Türkiye’ye Saygısızlıktır”

Ukrayna’nın Türk ekonomik sularında Rus gemilerine SİHA saldırısı düzenlemesine sert tepki veren Özdağ, hükümetin Ukrayna’yı daha ağır uyarması gerektiğini söyledi.

Cizre’deki “Peşmerge Skandalı”

Peşmerge güçlerinin Cizre’ye ağır silahlı ve üniformalı şekilde girişini “egemenlik ihlali” olarak nitelendiren Özdağ,
“Bu rezalet soruşturulmalı, sorumlular cezalandırılmalıdır.”
diye konuştu.

Heybeliada Ruhban Okulu Tartışması Alevleniyor

ABD Büyükelçisi’nin okulun 2026’da açılacağı açıklamasına tepki gösteren Özdağ, bunun Türkiye’nin iç işlerine müdahale olduğunu vurguladı:
“Bu okul Türk hukukunun dışında açılamaz. Anayasa ve Lozan buna izin vermez.”

Öcalan Tartışması “Devleti Tehlikeye Sürüklüyorsunuz”

PKK ve ikinci Öcalan sürecinin yeniden gündeme getirildiğini belirten Özdağ, hükümeti çok sert ifadelerle uyardı:
“Cumhuriyeti ateşe atacak bir sürecin arifesindeyiz. Türk milleti buna izin vermez.”

“Asgari Ücret 45 Bin Tl Olmalıdır”

“Türk milleti açlık sınırına mahkûm edilemez.”

Asgari ücret tartışmalarına yönelik en net çıkışını yapan Özdağ şu sözleri kullandı:

“30 bin TL konuşuluyor, bu rakam daha bugünden açlık sınırında. Zafer Partisi olarak asgari ücretin ve en düşük emekli maaşının 45 bin TL olması gerektiğini belirtiyoruz.”

“Bu kader değil, yanlış ekonomik tercihlerin sonucudur. Türk milleti sadaka ekonomisine mecbur bırakılamaz.”

Erken Seçim Çağrısı

Özdağ, erken genel seçim için en uygun tarihin Ekim 2026 olduğunu belirterek, mevcut iktidarın Türkiye’yi artık taşıyamadığını söyledi.

“Ümit Özdağ’ın milletin hakkını savunan bu kararlı duruşunu halk  gönülden destekliyor. Halkın algısı “Asgari ücret ve ekonomik gerçekler konusunda en cesur çıkışı yine o yaptı.” Şeklinde.

yilmazparlar@yahoo.com

21 Ağustos 2025 Perşembe

Zafer Partisi Ekonomi Konseyi-Yılmaz Parlar

  

Enkazı Kaldıracak, Türkiye’yi Ayağa Kaldıracak

Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır ekonomik tablonun gölgesinde, Zafer Partisi’nin Ekonomi Konseyi umut ışığı olarak doğdu.

Bu toplantı sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda ülkenin geleceği adına atılmış en önemli adımlardan biridir.

Zafer Partisi Ekonomi Konseyi İlk Toplantısını Gerçekleştirdi

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin Ekonomi Konseyi’nin ilk toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin içinde bulunduğu derin ekonomik krizin fotoğrafını çekti.

Özdağ, ekonomiyi yeniden ayağa kaldırmak için kararlı ve bilimsel adımlar atacaklarını güçlü bir lider vizyonuyla ortaya koydu.

Ümit Özdağ’dan Halka Güven Dolu Mesaj

Özdağ, “Türkiye zengin bir ülke, ancak Türk milleti fakirleşiyor. Biz bu sömürü düzenine son vereceğiz” diyerek kararlılığını bir kez daha gösterdi. Liderliğinin en önemli özelliği, bilime ve liyakata verdiği önem oldu.

Zafer Partisi’nin ekonomiyi kurtaracak kadrosu, sadece siyasi bir ekip değil; akademide, özel sektörde ve devletin önemli kademelerinde görev yapmış üst düzey deneyimli isimlerden oluşuyor. Bu, liyakat esaslı bir ekonomi vizyonunun habercisi.

Liyakatlı Ekonomi Konseyi

Zafer Partisi Ekonomi Konseyi; Ali Midilli, Barbaros Bulutoğlu, Dursun Atabek, Emre Met, Erdinç Telatar, Gökhan Ciner, Harun Demirkaya, Levent Sarıkaya, Levent Temizcan, Mehmet Alagöz, Mehmet Akif Cenkçi, Mehmet Şüküroğlu, Mesut Summak, Tunç Nazikoğlu, Yavuz Mollasalihoğlu, Vedat Çakıroğlu ve Zekeriya Mete gibi alanında uzman ve deneyimli isimlerden oluşuyor.

Akademi, iş dünyası ve devlet kademelerinde önemli görevler üstlenmiş bu güçlü kadro; bilgisi, tecrübesi ve liyakatiyle Türk ekonomisini yeniden inşa etme kararlılığını ortaya koyuyor.

Alanlarında büyük tecrübeler edinmiş; ekonomiyi sadece teoride değil, sahada da bilen uzmanlardan oluşuyor. Bu güçlü kadro, hem tarımda hem sanayide yeniden kalkınmanın temellerini atacak, Anadolu’yu adım adım gezerek halkla buluşacak.

Konsey üyelerinin her biri, bilgi birikimleriyle ekonominin enkazını kaldırmaya hazır. Özdağ’ın altını çizdiği gibi, bu ekip Türkiye’nin geleceğini inşa edecek beyinlerden oluşuyor.

Neden Başarılı Olacak?

Zafer Partisi’nin ekonomi vizyonunun başarılı olacağının işaretleri şimdiden görülüyor:

Bilimsel Temelli Program, “Küreselleşme ve Zafer Ekonomisi” raporu, ekonomiye gerçekçi ve sürdürülebilir bir yol haritası sunuyor.

Liyakatli Kadro,  Akademisyenlerden iş dünyasının deneyimli isimlerine uzanan güçlü bir ekip var.

Kararlı Liderlik,  Ümit Özdağ’ın net, cesur ve vizyoner liderliği halkta güven yaratıyor.

Halk İçin Mücadele, Ekonomi politikalarının merkezinde sadece Türk halkı var, çıkar grupları değil.

Ümit Özdağ, “Enkazı Kaldıracağız”

AK Parti’nin geride bırakacağı ekonomik enkazı kaldırmaya hazır olduklarını vurgulayan Özdağ, “Biz şimdiden bu enkazı nasıl kaldıracağımızı planlıyoruz. Türk halkına umut olacak projelerle geliyoruz” diyerek tarihi bir liderlik sorumluluğu üstlendi.

Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, liyakatli kadrolar ve kararlı liderliktir. Zafer Partisi’nin Ekonomi Konseyi, işte bu ihtiyacın karşılığıdır.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın liderliğinde bu ülke sadece ekonomik enkazdan çıkmayacak, aynı zamanda adaletli bir kalkınma modeliyle yeniden yükselecektir.

yilmazparlar@yahoo.com